. Çok kutuplu dünya sistemi resmen kuruldu.
Küresel sermaye ABD DEVLET MEKANİZMASINI ÇÖKERTTİ, Çin’in enerji ihtiyacını da garanti altına aldı.
Kimse tek başına dünya düzenini sevk ve idare ettirebilecek kabiliyette değil artık.
Abd bir imparatorluksa bile savaş makinesini çalıştırma, eskisi gibi gayrı meşru saldırılara cesaret edemiyor.
. Abd’nin İran karşısındaki zafiyetinin temel nedenleri:
Öncelikle saldırının Trump savaşı görülmesi. Epstein sapkınlığında fena kıstırılan Trump İsrail-Netahyahu şantajı nedeniyle savaşı başlattı.
Trump’ın liyakatsiz kadrolarının ağır yenilgisi söz konusu, çapsız-ehliyetsiz ama sadık tiplerden başarı çıkmıyor.
Küresel sermaye ABD DEVLET MEKANİZMASINI ÇÖKERTTİ.
Ne kadar reddetse de AB, en başta da İngiltere bu savaşa dahil olmadı. İngilizlerin katılmadığı, onaylamadığı bir savaşın olumlu neticelenmesi imkansız.
ABD kendi kurduğu dünya düzeninin kurumlarına nüfuz edemiyor artık. NATO demek Abd demek.
. İran, savaşı bölge ülkelerine yayarak, onları etkisizleştirerek İsrail’in istediği boşluğu, istikrarsızlığı verdi.
İsrail’in artık önünde çekineceği hard-soft power güç neredeyse kalmadı.
İran tam bir Fars/Pars olduğunu gösterdi; sinsi, sabırlı, özgürlüğüne düşkün…
İran halkı çok büyük bir sınav verdi; vatan ile rejimin aynı olmadığını, vatanın her tür ideolojilerin üstünde yer tuttuğunu gösterdiler.
Dünyanın, ülkelerin konvansiyonel savaş yapamayacağı gerçeğinden en iyi İran faydalandı. Tanklı toplu uçaklı savaşta tabi ki Abd’ye karşı koyamazdı ama yeni teknik ve teknolojilerle savaşılan dönemde İran, Ukrayna’nın drone kullanımı gibi, füze teknolojisi ve stokuyla neticeye bir baş önde gitti.
İran’ın tüm alt yapısı yok oldu, liderleri öldü, görece zafer kazandı ama barış zamanında içeride ne derece sertleşse de artık dizginleri elinde kolay kolay tutamaz statüko. Savaşta rejimin/devletin yanında yer almanın karşılığı olacak elbette.
. Bölge ülkeleri özellikle Körfez’deki BAE ve Katar epey hasar aldı. En başta imaj yıkıldı. Dünya cenneti tasavvuru bitti. Kapitalizmin peçetecesi olarak bile yol alınamayacağını umarım görmüşlerdir. Müslüman, dünyada cennet kurmaya çalışmaz, gayrı meşru ile zenginliğini katlamaya uğraşmaz. Müslüman, Müslüman onuru, kimliği, Tevhid için gaza yapar.
Petrol ve gaz alternatifi olarak kapitalizmin atmığına dayalı iktisadi arayış, turizm, garsoniyer hizmetleri, karapara-faizcilik çok da tutmayacak anlaşılan.
Suudlar, özellikle laikleşmeye çalışan prensleri, Trump’ın sözleriyle varsa ve önemsiyorsa eğer müthiş itibar kaybetti. İran tonlarca füze yağdırdı, hepsini engellediler fakat böylece Abd’ye uşak-teslimiyetlerini de katladılar.
İslam ülkelerinin İttihad’dan, Ümmet’i inşa etmekten, Türkiye merkezli bir bütünleşik güç olmaktan başka çıkışları yok; varsa da bu İsrail-Abd yurttaşlığı olabilir ancak.
. İsrail güvenliğini sağladı, herkes Trump İran’a vuracak mı derken onlar Lübnan’ı bölüp, istikrarsızlaştırıp bir kısmını ele geçiriyor.
Önünde ezilecek bir düşmanı-ötekisi kalmadı… Türkiye hariç. Türkiye bir öteki olur mu? Kısa vadede, herkesin herkese girdiği bu ortamda ve her zaman berbat-kırılgan-çökmeye hazır ekonomiyle gerçekçi olalım İsrail’e sadece retorik yoğun ruhla gireriz.
. Çok kutuplu dünya sistemi, belirginleşti. Abd kapitalizmin İmparatoru olsa bile küresel burjuva 15 yıl önce şekillendirdiği ve oligopollere dayalı küresel üretim-dağıtım-tüketim rejimini yerleştirdi.
Hürmüz’de İran tesiriyle Çin’in enerji ihtiyacını da küresel burjuva garanti altına aldı.
Abd, Çin-Rusya-Hindistan, Avrupa ana merkez haline gelirken, Latinler, Türkiye-İran-Pakistan gibi klasik çevre ülkeler bu merkezin ikincil gücü olarak şekilleniyor.
. Bu ortamda Türkiye, Akdeniz-Mezopotamya havzasının kutup başlarından biri olabilir.
İslam ülkelerinin çöktüğü, İran’ın Avrasya ve havzasına sıkıştırıldığı ortamda Türkiye İsrail ile kutup başı yarışına girer.
Tabi belli şartları sağlarsa…
Kapitalizmin atmığı Dubai modelini İstanbul’a taşıma, kutupların hizmet sektörü ihtiyacını karşılama gibi hatalara düşmeden, eko-politik bazda enerji koridorlarını kontrol, yeni ve eski ticaret yollarına aktif katılım, ağır sanayi ve yüksek teknoloji üretimine gitmeli.
Elbette tüm varlığını ortaya koyup İmparatorluk mekanizmasını devreye alıp, İslam ülkelerinin önüne düşüp, Ümmet’i şekillendirme, askeri-ekonomik-kültürel-toplumsal-siyasal temelli birliği sağlama yoluna giderse Paxİslamica’yı, PaxTurcica’yı inşa eder.
[Savaşın diğer neticeleri şu yazıda:
Dünya sistemi içinde İran Savaşı]
[Ayrıca dünya sisteminin anlamı için de:
Milli yerlilerin dünya sistemi aymazlığı]


